|
|
BAYRAK
HAKKINDA DETAYLI BİLGİLER
Alm. Fahne, Flagge (f), Fr. Oriflamme, Drapeau (m), İng.
Flag. Devletleri temsil eden, renk ve şekli özelleştirilmiş olan
dikdörtgen biçimindeki kumaş, milli alamet. Bayrak, bir milletin
varlığının timsali, tarihinin hatırasıdır. Kıymeti pamuktan, atlastan,
ipekten olmasına bağlı değildir. Onun kıymeti temsil ettiği milletin
kıymeti ile ölçülür. Bayrak, devletin hakimiyetini, bağımsızlığını ve
şerefini temsil eder ve bu sebepten saygı gösterilir.
Çok eski zamanlarda kurulan devletler, kavimler, bayrak veya bayrağa
benzeyen semboller kullandılar. Eski Mısırlıların, Asurluların,
İranlıların kendilerine has özellikleri olan bayrakları vardı. Hititler
devrinde harp meydanlarına dikilen bayrak adı verilen sembollerin ise ayrı
bir önemi vardı. Kullanılan sembol yere düşünce, savaşı kaybedip bozguna
uğradığı anlaşılırdı. Çinde, Hindistanda, Roma İmparatorluğunda da
bezler üzerine çeşitli minyatürlerin yer aldığı sembol bayraklar
kullanılırdı. İslam devletlerinde de hicretin birinci yılından itibaren
bayrak kullanılmaya başlanmıştır. Muhammed aleyhisselam hicretin birinci
senesinde Şamdan dönmekte olan Kureyş kafilelerinin üstüne gönderdiği
hazret-i Hamza komutasındaki 30 kişilik kuvvete, kendi elleriyle bir
mızrağın ucuna beyaz bir bez bağlayarak, hazret-i Ebu Mürsedin eline
vermişti. Livaul-Beyza ismiyle anılan bu bayrak, Müslümanların ilk
bayrağı, Ebu Mürsed de ilk bayraktarı olmuştur. Hayber Gazasına kadar
İslam askeri kuvvetlerinin bayrağı bu bayrak olmuştur. Hayberden sonra
Raye denilen siyah bayrak kabul edilmiştir. Dört Büyük Halife Devrinde
bayrak ve sancakların çeşitleri çoğalmıştır. Abbasi halifeleri de önceleri
siyah, daha sonra beyaz bayrak kullanmışlardır. Halife Memun ise yeşil
bayrağı kabul etmiştir.
Türklerin Müslüman olmalarından önce kurdukları devletlerde kullandıkları
bayraklar hakkında çeşitli rivayetler vardır. Bunlardan İran ve Çin
kaynakları siyahtan kırmızıya kadar, mavi, sarı, yeşil, beyaz çok çeşitli
bayraklardan bahsetmektedir. Eski Türkler bir mızrağın ucuna bağlanarak
elde tutulan ve genellikle ipekten mamul bu alametleri batrak, badruk,
bayrak gibi isimlerle anmışlardır. Kesinleşmiş bilgiler olmamasına
rağmen, Göktürklerin kurtbaşlı gök bayrak, Kırgızların kırmızı ve yeşil,
Uygurların insan resimli, Büyük Hun İmparatorluğunun ejderha resimli koyu
sarı, Avrupa Hunlarının kuş resimli beyaz, Akhunların üç yıldızlı beyaz
bayraklar kullandıklarında tarihçilerin ittifakı vardır.
Türkler 9. asırda İslamiyeti kabul ettikten sonra da bayraklarında İslami
motif ve unsurlar ön plana geçti. Bunun yanısıra milli motif ve semboller
de bu bayraklarda yer almaya devam etti. İlk Müslüman Türk devletlerinden
Gaznelilerin bayraklarında yeşil zemin üstüne beyaz hilal ve hüma
resimleri vardı. Bundan başka siyah renkli özel bir devlet bayrağı da
kullanmışlardır. Karahanlıların ise üzerinde 9 Tuğ resmi bulunan turuncu
renkli bayrakları vardı. Diğer Müslüman Türk devletlerinden, Harezmşahlar
siyah, Babür İmparatorluğu kırmızı-sarı bayraklara sahib olmuşlardır.
Büyük Timur İmparatorluğunun bayrağında mavi zemin üstüne üçgen şeklinde
dizilmiş üç dolunay resmi vardı. Altınordu Devleti beyaz zeminli bayrağını
ağzı yukarıya bakan Kırmızı hilalle süslemişti. Büyük Selçuklu
İmparatorluğunun ilk yıllarında mavi zemin üstüne beyaz çift kartal
sembolü ve siyah çizgili gerilmiş halde yay ve ok resimleri varken, daha
sonra siyah renkli bayrak kullanılmıştır. Bu bayrak, Anadolu Selçukluları
tarafından da benimsenmiştir. Ayrıca ileri gelen devlet adamlarının da
çeşitli renk ve şekillerde bayrakları vardı. Bu müslüman Türk devletinde
sefere çıkan komutanlara üzerine ejderha resmi işlenmiş ipek bayraklar
verilirdi. Bunlar üstünde ayrıca o zamanın hükümdarlarının ismi de
bulunurdu. Bu bayrakların tepelerinde alem olarak madeni hilal şekli yer
alırdı.
Osmanlı İmparatorluğunun kurucusu Osman Gaziye Anadolu Selçuklu hükümdarı
Gıyaseddin Mesudun gönderdiği bayrak beyazdı. Bu bayrak Osmanlıların ilk
bayrağı olmuştur. Osmanlılar 15. yüzyılda donanmada kırmızı, orduda beyaz
bayrak kullandılar. Bu arada ordu içinde yeniçerilere ak, sipahilere
kırmızı, orta ve aşağı bölüklere alaca, silahdarlara sarı bayrak
verilmişti. Bunları bu gün de çeşitli ordu birliklerinde kullanılan
sancak manasında almak daha doğru olur. Çünkü Osman Gaziden itibaren
Kanuni devri de dahil olmak üzere hükümdarlara mahsus bayrak beyaz
renkliydi. Kanuni devrinde beyaz, alaca, kırmızı ve sarı bayraklar
arasına; siyah ve yeşil renkliler de ilave edildi.
Bunlardan beyaz ve kırmızı renkli olanlar hakimiyet alametidir. Çaldıran
ve Mısır seferlerinde Yavuz Sultan Selim Hanın otağı önüne bu bayraklar
dikilmiştir. Ayrıca Yavuz Sultan Selim zamanında Osmanlılara geçen
Peygamber efendimizin bayraklarından Sancak-ı şerif çok büyük hürmet ve
ihtimam gösterilerek asırlar boyu saklanmıştır. Bu mübarek sancak bugün
Topkapı Sarayında mukaddes emanetler kısmında muhafaza edilmektedir.
İlk defa Yavuz Sultan Selimin Çaldıran Seferinde kullanılan yeşil renkli
bayrak, bu devirden sonra hemen her zaman sık sık kullanılmıştır. Barbaros
Hayreddin Paşa ve Uluç Ali Reis de donanmalarına yeşil renkli bayrak
asmışlardır.
Birinci Mahmud devrinde donanmada yeşil bayrak kabul edilmiş, Üçüncü Selim
zamanında, bu renk kırmızıya çevrilerek hilal şeklinin yanına 8 köşeli bir
yıldız ilave edilmiştir. Gene Üçüncü Selimin Nizam-ı Cedid ordusu için
kabul ettiği bayraklarda kırmızı renk ve biri ortada, diğerleri 4 köşede 5
tane sarı renkli hilal vardı. İkinci Mahmud devrinde her tarafa kırmızı
zemin üzerinde ay yıldızlı bayraklar çekilmiştir. Bu devirde kurulan
Asakir-i Mansure-i Muhammediye ordusuna ise ortasına Kelime-i Şehadet veya
fetih ayetleri işlenmiş siyah bayraklar verilmiş, sancak ismiyle
anılmıştır. Bunlar İkinci Meşrutiyet devrine kadar alay sancağı olarak
kullanılmış, renkleri kırmızıya dönmüş sırma saçaklı ve bir yüzlerine
hükümdar arması işlenmiştir.
Kırmızı zemin üzerine hilal ve yıldız bulunan bayrak, Osmanlılarda ilk
defa 1793 yılında devletin resmi bayrağı olarak kabul edildi. Ancak bu
bayraktaki yıldız 8 köşeliydi. 1842 yılında Abdülmecid Han zamanında
yıldızın 5 köşeli olması kararlaştırılarak Osmanlı bayrağının şekli
kesinleşti.
1 Kasım 1922de saltanatın ilgası üzerine yalnız milli bayrak ve hilafet
bayrağı bırakılmış, hükümdarlık bayrağı kaldırılmıştır.
Cumhuriyet devrinde ilk defa olarak 29 Mayıs 1936 tarihli ve 2994 sayılı
kanunla Türk bayrağının şekli ve nisbetleri kesin olarak tesbit edilmiş,
28 Temmuz 1937 tarihli ve 2/7175 sayılı kararnameye ilişik 45 maddelik bir
tüzük Türk Bayrağı Nizamnamesi ile de Türk bayrağının kullanılış şekli
nizam altına alınmıştır.
Diğer taraftan bayrak, asırlar boyunca pekçok özel maksatlarla da
kullanılmıştır. Mesela sarı bayrak bütün dünyada bulaşıcı hastalık
işaretidir. Bir gemide bulaşıcı hastalık (sarı humma, kolera vb.) çıkınca
sarı bayrak çekilir ve gemi karantinadan çıkıncaya kadar indirilmezdi.
Donanma savaşı esnasında taraflardan birinin bayrağını indirmesi teslim
olduğu manasına geliyordu. Spor faaliyetlerinde bir ülkenin bayrağı diğer
ülkenin bayrağından yukarıya asılmışsa, o ülke başarı kazanmış demektir.
Bu sebeple sulh zamanlarında iki dost ülkeden birinin bayrağını öbürünün
bayrağından yukarı asması hakaret sayılır. Seyir halindeki gemilerin
birbirleriyle karşılaştıklarında bayraklarını hafifçe indirip, tekrar
yükseltmeleri selamlaşma işaretidir. Nitekim askeri törenlerde birlikler
bir devlet başkanının veya denetleme subayının önünden geçerken alay
filamalarını (bayraklarını) indirerek onu selamlarlar. Bir geminin
bayrağını ters çevirip asması, tehlikede olduğunu göstermektedir. Gönderde
yarıya kadar indirilmiş bayrak ise yas ifadesidir.
TÜRK BAYRAĞININ ÖLÇÜLERİ
G. Genişlik.
A. Dış ay merkezinin uçkurluktan mesafesi (1/2G)
B. Ayın dış dairesi kutru (1/2 G)
C. Ayın iç, dış merkezleri arası (0, 625 G)
D. Ayın iç dairesinin kutru (0,4 G)
E. Yıldız dairesinin ayın iç dairesinden olan mesafesi (1/3 G)
F. Yıldız dairesinin kutru (1/4 G)
L. Boy (1 tam 1/2 G)
M. Uçkurluk genişliği (1/30 G)
|